DEVRETATİL SÖZLEŞMELERİ, FESHİ ve İPTALİ DAVALARI
- الرئيسية
- مجالات العمل
- Sözleşmeler Hukuku
- DEVRETATİL SÖZLEŞMELERİ, FESHİ ve İPTALİ DAVALARI
DEVRETATİL SÖZLEŞMELERİ, FESHİ ve İPTALİ DAVALARI
DEVRETATİL / DEVRETATİL SÖZLEŞMESİ NEDİR?
Devre tatil sistemi ve hukuki nitelik ve kapsamları ana hatları ile 6502 sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu 50. Madde ve Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlanan Yönetmelik' te yer almaktadır.
Buna göre devre tatil sözleşmesi; bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için 1 veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkanı veren sözleşmelerdir.
Devre tatil sözleşmesiyle sağlanan hakkın şahsi veya ayni bir hak olması ya da devre tatil satışının finansal kiralama ile yapılması, konaklamanın aynı zamanda seyahat ya da diğer hizmetlerle birlikte sunulması yukarıda belirtilen maddenin uygulanmasını engellemez. Yani her ne kadar; uygulamada sıklıkla kötü niyetli olarak, tüketicinin devre tatil sözleşmesi kapsamında haklarını aramasının önüne geçmek amacı ile devre tatil sözleşmeleri ayni hak içerecek şekilde tanzim edilip tapu devrine konu edilse de, yukarıda belirtilen şartları ihtiva etmesi halinde devre tatil sözleşme niteliğini koruyacaktır. Satıcılar/sağlayıcılar sözleşmelerde sıklıkla ''bu bir devre mülk sözleşmesidir'', ''bu bir devre tatil sözleşmesidir'' gibi ibareler kullanarak, sözleşme tipi belirterek sözleşmenin niteliğini değiştirmeyi amaçlasalar da, bir sözleşme kanun kapsamında taşıması gereken unsurları taşımıyorsa yalnızca bu ibarelerin kullanılmış olması sözleşmeye o niteliği kazandıramayacaktır.
Devre tatil hakkındaki Yönetmelik 2/3 bu konuda açık bir hüküm getirmiş olup; '' bu yönetmeliğin uygulanmasında devre mülk, dönem mülk, paylı mülkiyet, hisseli gayrimenkul satışı ve benzeri isimler altında yapılan ve tapu tesciline konu edilen satışlara ilişkin sözleşmeler, 1 YILDAN UZUN SÜRE İÇİN KURULMASI ve TÜKETİCİYE BU SÜRE ZARFINDA BİRDEN FAZLA DÖNEM İÇİN BİR VEYA DAHA FAZLA SAYIDA GECELİK KONAKLAMA İMKANI TANIMASI HALİNDE DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİ olarak kabul edilir.. '' demektedir.
Diğer yandan önemle belirtmek gerekir ki, 23/06/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu' nun sekizinci bölümü hükümleri kapsamında kurulan ''devremülk hakkı veren'' sözleşmeler hariç olmak üzere, tüketicilere mülkiyet payına bağlı ayni hak sağlayan devretatil sözleşmesi kurulamaz. O halde, devremülk sistemi sağlanmak istenmesi durumunda, ilgili sözleşme sürecinin ve şekli unsurlarının bahse konu sekizinci bölümünde belirtilen şekilde yapılması gerekmektedir. Devremülk sözleşmesine dair detaylı bilgilendirmeyi sitemizdeki 'devremülk sözleşmeleri' bölümünden inceleyebilirsiniz. Ancak bu hususun burada da önemle belirtilme sebebi uygulamada pek çok kötü niyetli satıcı ve sağlayıcılar tarafından alıcılara devretatil sözleşmesi adı altında hem mülkiyet devirleri yapılmakta hem kampanyalı tatiller satılmakta hem de tamamı devretatil sözleşmesi olarak adlandırılmaktadır. Alıcıların, hukuki ihtilaf gündeme gelmesi durumunda izleyebilecekleri yasal yolların tespiti açısından bu durum önem arz etmekte olup, hak, zaman ve maddi kayıp yaşanmaması açısından süreçlerin muhakkak devremülk ve devretatil alanında uzman avukatlarca yürütülmesi tavsiye olunmaktadır.
DEVRETATİL SÖZLEŞMESİNDE TARAF OLAMAYACAK KİŞİLER
Devretatil sözleşmesi ile alakalı olarak, alıcıların dikkat etmesi gereken en önemli husus, sözleşme kapsamında satıcı veya sağlayıcı olan kişilerin devretatil mülkü üzerinde ayni hak sahibi olup olmadıklarını tespit etmektir. ZİRA, DEVRETATİL E KONU MAL ÜZERİNDE AYNİ HAK SAHİBİ OLMAYANLAR, DEVRETATİL SATIŞI YAPAMAZLAR.
Aynı şekilde kooperatif veya ticaret şirketi ortaklığı ya da dernek veya vakıf üyeliği suretiyle devretatil hakkı tanınamaz. Ancak sayılanların dışındaki gerçek devretatil sözleşmesine taraf olabilirler.
DEVRETATİL SÖZLEŞMESİNDE SATICININ / SAĞLAYICININ YÜKÜMLÜLÜKLERİ
1- YASAL ŞEKİL ŞARTLARINA UYGUN SÖZLEŞME DÜZENLEME DÜZENLEMEK
– Satıcı veya sağlayıcı, tüketiciye verilen ön bilgilendirme formunda yer alan bilgilerle birlikte tüketicinin adı, soyadı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri ile tarafların sözleşmeyi imzaladığı yer ve tarihe ilişkin bilgileri de içeren bir sözleşme düzenlemek ve yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir örneğini kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır. Daha ağır şekil şartları öngören kanun hükümleri saklıdır. Aksi halde satıcı veya sağlayıcı sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin
aleyhine olacak şekilde ilerisüremez.
- Yönetmelik kapsamında yer alan sözleşmelerin en az on iki punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade, okunabilir bir şekilde düzenlenmesi zorunludur.
- Mesafeli satış yöntemiyle kurulan sözleşmeler hariç olmak üzere satıcı veya sağlayıcı, tüketicinin kendi el yazısıyla sözleşme tarihini yazmasını ve sözleşmeyi imzalamasınısağlamakla yükümlüdür.
- Sözleşmenin bir örneğinin tüketiciye verildiğine ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.
2- DEVRETATİL SÖZLEŞMELERİNDE ÖN BİLGİLENDİRME FORMU VERME ZORUNLULUĞU
TKHK 50/4. fıkrasında ve ilgili Yönetmelik 5. madde emredici olarak hüküm altına alınmış ve son derece önemli bir madde vardır. Öyle ki,
- Devre tatil sözleşmesi,
- Uzun süreli tatil sözleşmesi,
- Değişim sözleşmesi,
- Satıcı veya sağlayıcının devre tatil veya uzun süreli tatil hizmetinin alınıp satılması hususunda tüketiciye yardımcı olduğu yeniden satış sözleşmesinin mevcut olduğu durumlarda;
- SATICI veya SAĞLAYICI TÜKETİCİLERE BU SÖZLEŞMELERİN KURULMASINDAN EN AZ 1 GÜN ÖNCE BAKANLIKÇA BELİRLENEN HUSUSLARI İÇEREN ''ÖN BİLGİLENDİRME FORMU'' VERİLMESİ ZORUNLUDUR.
- İlgili ön bilgilendirme formu yazılı olarak ya da kalıcı veri saklayıcısı ile verilmelidir.
- Ön bilgilendirme formunun en az 12 punto büyüklüğünde, anlaşılabilir bir dilde, açık, sade ve okunabilir şekilde düzenlenmesi zorunludur.
Devre tatil sözleşmeleri ön bilgilendirme formunun aşağıdaki bilgileri içermesi zorunludur;
a) Satıcı, sağlayıcı ve malikin isim, unvan,açık adres, telefon ve varsa MERSİS numarası ile diğer iletişim bilgileri.
b) Sözleşme konusu hakkın tanımı, niteliği, kapsamı ve kullanım koşulları.
c) Sözleşmenin süresi, sözleşme konusu hakkın kullanılabileceği dönem ve tarih aralığı.
ç) Sözleşme konusu taşınmazın fiili durumu ve yeri.
d) Sözleşme konusu hakkın kullanımı için ödenecek tüm vergiler dahil toplam fiyat.
e) Ortak tesislerin ve hizmetlerin kullanımı için ödenecek bedel, vergi, harç gibi zorunlu yasal giderler ile genel idari masrafların ne şekilde
hesaplanacağına, bu giderlerin nasıl ve ne zaman arttırılabileceği ile tüketiciye nasıl yansıtılacağına ilişkin açıklamalar.
f) Tüketicinin yararlanabileceği yüzme havuzu, sauna ve benzeri ortak tesisler, ışıklandırma, su, bakım ve benzeri hizmetler ile bunlardan
yararlanma şartları.
g) Taşınmazın bakım ve onarımının, yönetim ve idaresinin ne şekilde olacağına ilişkin açıklamalar ve tüketicilerin bu konularla ilgili kararlara
nasıl katılabileceği ve kararları nasıletkileyebileceğini de içeren bilgi.
ğ) İktisabın sözleşmede belirtilenler dışında herhangi bir ek ödemeye ve yükümlülüğe yolaçmayacağına ilişkin bilgi.
h) Sözleşme konusu hakkın devir veya takas edilmesinin mümkün olup olmadığı ile varsa değişim planına ilişkin açıklamalar.
ı) Cayma hakkının ne şekilde kullanılacağı ve cayma bildiriminin yapılacağıaçık adres, faks numarası ve elektronik posta bilgileri.
i) Sözleşme konusu taşınmaz üzerinde varsa idari veya hukuki kısıtlamalara ilişkin bilgi.
j ) “Bu sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren on dört gün içinde herhangi bir gerekçe
göstermeksizin ve cezaişart ödemeksizin cayma hakkınız bulunmaktadır.” ibaresi.
k) “Cayma süresi içinde sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında herhangi bir isim altında ödeme
yapmanızı veya borç altına sokan herhangi bir belge vermenizi istemeyeceğimizi taahhüt ederiz.” ibaresi.
l) Tüketicinin cayma hakkı konusunda hiç ya da gereği gibi bilgilendirilmemesi halinde cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı olmadığına ve bu sürenin her halükarda cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yılsonra sona ereceğine ilişkin bilgi.
m) Tarafların sözleşmeyi fesih şartları ile sözleşmenin feshedilmesi halinde bunun sonuçlarına ilişkin bilgi.
n) Sözleşmeden doğan haktan üçüncü bir kişinin yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin bilgi ile yararlandığı takdirde buna ilişkin açıklamalar.
o) Varsa satıcı veya sağlayıcının şikayetlere ilişkin çözüm yöntemleri hakkında bilgi.
ö) Tüketicilerin uyuşmazlık konusundaki başvurularını tüketicimahkemesine veya tüketici hakem heyetine yapabileceklerine dair bilgi.
p) Ödeme planı ve ödemelerin yapılacağı banka ve hesap bilgileri.
r) Sözleşme konusu hakkın taksitle satılması halinde;
1) Tüm vergiler dahil Türk Lirası olarak toplam taksitlisatış fiyatı,
2) Faiz miktarı ve faizin hesaplandığı yıllık oran ve sözleşmede belirlenen faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faiz
oranı,
3) Tüketicinin temerrüde düşmesinin hukukisonuçları,
4) Varsa peşinat tutarı.
- Ön bilgilendirme formu verilmesi zorunluluğunda satıcı veya sağlayıcıdan kaynaklanmayan ve gerekli özenin gösterilmesine rağmen sonuçlarına engel olunamayan, olağan dışı ve öngörülemeyen durumlarda, ön bilgilendirme formlarında yer alan bilgiler, sözleşmenin kurulmasından önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketicinin onayını almak ve yapılan değişiklikleri de ayrıca sözleşmede belirtmek şartıyla değiştirilebilir.
- ÖZENDİRİCİ YÖNTEMLER (Gezi, kampanya, otobüs turları) İLE DEVRE TATİL SATILMASI DURUMUNDA ALICILARIN HAKLARI
- Bu durum halihazırda uygulamada en çok karşımıza çıkan vakıa olup, ilgili hususa dair Tüketici Kanunu'nda sarahaten belirtilmese de, Yönetmelik kapsamında tüketiciyi koruyan daha açık bir hüküm tesis edilmiştir. Şöyle ki, ilgili yönetmelik satıcının ön bilgilendirmeye dair mutlak sorumluluğunu düzenlediği 5. madde 5. fıkra kapsamında ''.. Bu yönetmelik kapsamında düzenlenen sözleşmelerle ilgili olarak, satıcı veya sağlayıcının hediye tatil, kampanya, ücretsiz yemek ve gezi gibi isimler altında SATIŞI ÖZENDİRİCİ YÖNTEMLER KULLANARAK TÜKETİCİYE BİR DAVETTE BULUNMASI HALİNDE, bu davetin içeriği ve ticari amacının tanıtım faaliyetinden önce yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye bildirilmesi zorunludur.
- Yukarıda sayılan (yön. 5. Md) bilgilendirmelerin yapıldığına ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir.
3- TÜKETİCİNİN ISLAK İMZASINI ALMA VE NÜSHA TEMİN ETME ZORUNLULUĞU
- Mesafeli satış yöntemiyle kurulan sözleşmeler hariç olmak üzere satıcı veya sağlayıcı, TÜKETİCİCNİN KENDİ EL YAZISIYLA SÖZLEŞME TARİHİNİ YAZMASINI VE SÖZLEŞMEYİ İMZALAMASINI SAĞLAMAKLA YÜKÜMLÜDÜR.
- Yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir nüshasının kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı (USB, CD vb.) ile tüketiciye verilmesi zorunludur. (daha ağır şekil şartları öngören kanun hükümleri saklıdır.)
4- SATICININ CAYMA FORMU VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
- Cayma formuna ilişkin hususlar aşağıda detaylı olarak izah edilecek olup, burada satıcı veya sağlayıcı cayma formunu SÖZLEŞMENİN KURULDUĞU ANDA yazılı olarak veya kalıcı verici sağlayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır. İlgili hüküm emredici nitelikte ve sözleşme açısından geçerlilik koşulu niteliğindedir. Dolayısı ile bu yükümlülüğün yasal şekilde yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin iptali gündeme gelecektir.
5- ÖN ÖDEMELİ DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİ YASAKTIR.
- Tüketiciler açısından son yıllarda büyük mağduriyetlere sebep vermesi nedeniyle 24/03/2022 tarihinde kanunda yapılan değişiklikle birlikte devre mülk hakkı veren sözleşmeler de DAHİL olmak üzere, artık tüketicilerle ön ödemeli devre tatil sözleşmesi kurulamayacaktır. Tüketici kanunu 50/8 fıkrasında yer alan bu hüküm emredici nitelikte olup, aksi bir sözleşme yapılması durumunda sözleşme geçersiz olacaktır.
6- TÜKETİCİNİN CAYMA HAKKINI KULLANMASI DURUMUNDA, CAYMA HAKKININ KULLANILMASINDAN ÖNCE SUNULAN HİZMETE İLİŞKİN OLARAK TÜKETİCİDEN HERHANGİ BİR BEDEL TALEP EDİLEMEZ.
7- DEĞİŞİM SÖZLEŞMESİNİN DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİ İLE BİRLİKTE ve AYNI ZAMANDA TÜKETİCİLERE VERİLDİĞİ HALLERDE, CAYMA HAKKININ KULLANIMINA İLİŞKİN SÜRELER HER İKİ SÖZLEŞME İÇİNDE GEÇERLİDİR.
8- SATICI veya SAĞLAYICI, YENİDEN SATIŞ SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA, SATIŞ İŞLEMİ GERÇEKLEŞMEDİKÇE TÜKETİCİDEN ÖDEME YAPMASINI İSTEYEMEZ.
9- TÜKETİCİNİN DEVRE MÜLK HAKKI VEREN SÖZLEŞMELERDEN CAYMA HAKKI KULLANMASI DURUMUNDA, TÜKETİCİYE İADE EDİLMESİ GEREKEN TUTAR ve TÜKETİCİYİ BORÇ ALTINA SOKAN HER TÜRLÜ BELGE, CAYMA BİLDİRİMİNİN SATICI VEYA SAĞLAYICIYA ULAŞTIĞI TARİHTEN İTİBAREN EN GEÇ 14 GÜN İÇİNDE TÜKETİCİYE GERİ VERİLİR.
DEVRETATİL SÖZLEŞMELERİ NE KADAR SÜRELİĞİNE GEÇERLİDİR?
- Devretatil sözleşmeleri devre sürelere bağlı olarak işleyen bir süreç olduğundan alıcılar tarafından bunun ne kadar sürdürülebileceği elbette çok sık sorulan bir sorudur. Hatta, pek çok kötü niyetli satıcı tarafından da yanıltıcı işlemlerde bulunularak devretatil ve devremülk alıcılarına aksi yönde işlemler yapılmıştır. Bu nedenle THKK kapsamında 24/03/2022 tarihinde yapılan değişiklikle emredici bir hüküm tesis edilmiş ve bu kapsamda devremülk hakkı veren sözleşmeler hariç, devretatil sözleşmeleri en fazla 10 yıl için kurulur denilmek suretiyle, devretatil sözleşmeleri için belirli bir süre sınırı tayin edilmiştir. Esasen devretatil sözleşmeleri, devremülk sistemi kapsamında olmadığı müddetçe herhangi bir ayni hak içermemesi durumunda, sözleşme süresine bağlı muayyen bir süre kapsamında geçici ancak uzun bir tatil sistemi öngörmektedir. Dolayısı ile, kanun ile yapılan bu değişiklik esasen devre tatil alıcıları yönünden yerinde bir düzenleme olmakla birlikte, devre tatil alıcılarının da bilmesi ve sözleşmenin kurulum aşamasında tercihlerini yönetebilmesi açıcından mühim bir husustur.
TÜKETİCİ TATİL HAKKINI KULLANMAK İSTEMİYORSA NE YAPMALIDIR?
- Tüketicileri, kısa dönem tatil tercihlerinden ziyade, devre tatil biçiminde satın almaya yönlendiren düşünce; genellikle tatil, dinlenme, kaplıcadan yararlanma gibi faydalarını uzun dönem üzerinden planlamaktır. Ancak, bu hiçbir tüketici açısından mutlak bir bağlayıcılık veya borç altına girme biçiminde olmamalıdır. Dolayısı ile yine 24/03/2022 tarihinde THKK kapsamında yapılan değişiklik ile; tüketicinin, şahsi hak sağlayan devre tatil sözleşmesinden kaynaklanan tatil hakkını BELİRLİ BİR DÖNEM İÇİN KULLANMAYACAĞINI, tatilin başlayacağı tarihten EN AZ 90 GÜN ÖNCE satıcıya bildirirse, o dönem için tüketiciden herhangi bir isim altında bedel talep edilemez. Kanun burada bildirimin ne şekilde yapılacağına dair bir hüküm kurmamıştır. Ancak buna ilişkin Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan Devre tatil Yönetmeliği 17/A maddesi kapsamında ''..tatilin başlayacağı tarihten en az doksan gün önce sağlayıcıya yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile bildirirse, o dönem için tüketiciden yıllık gider payı, aidat, katılım bedeli, genel idarimasraf ve benzeri herhangi bir isim altında bir bedel talep edilemez.
..'' denilmek suretiyle ilgili bildirimin yazılı olarak veya KVS ile yapılması gerektiği belirtilmiştir.
DEVRE TATİL SÖZLEŞMELERİNE SORUMSUZLUK KAYDI EKLENEBİLİR Mİ?
Uygulamada pek çok kez karşılaşılan sorunlardan biri şüphesiz, satıcı veya sağlayıcıların kendileri lehine ancak tüketicilerin talep etmesi muhtemel hak ve alacakları aleyhine sorumsuzluk kayıtları eklemeleri ve tüketicilerin bilinçsiz bir şekilde imzaladıkları sözleşmeler ile kendileri aleyhine olan bu hükümleri iradeleri ile kabul etmiş görüntüsünün verilmesidir. Dolayısı ile ilgili Yönetmelik kapsamında bu durumun açıkça ve emredici bir şekilde düzenlenmesi zaruret arz etmiştir. Şu halde devre tatil ve uzun süreli tatil yönetmeliği 17. madde kapsamında;
- Sözleşme metninde veya müstakil herhangi bir belgede yer alan ve tüketicinin BU YÖNETMELİKTEN KAYNAKLANAN HAKLARINI KULLANMAKTAN FERAGAT ETTİĞİNE DAİR veya SATICI veya SAĞLAYICININ YÜKÜMLÜLÜKLERİNİ SINIRLADIĞINI ya da ORTADAN KALDIRDIĞINA DAİR KAYITLAR GEÇERSİZDİR.
TÜKETİCİNİN DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİNDEN CAYMA HAKKI
- Tüketici gerek kanun gerekse de yönetmelik uyarınca, 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir.
- Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin, cayma hakkı süresi dolmadan, şahsi hakka konu devre tatil sözleşmeleri için YAZILI OLARAK veya KALICI VERİ SAĞLAYICISI İLE satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmesi gerekir.
- Yukarıda da belirtildiği üzere, satıcı veya sağlayıcı; cayma formunu sözleşmenin kurulduğu anda yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla tüketici / alıcıya vermek zorundadır. İlgili cayma formunun;
-Kime gönderileceği, (Satıcı veya sağlayıcı tarafından doldurulacak olan bu kısımda satıcı veya sağlayıcının ismi, unvanı, adresi, varsa faks numarası ve eposta adresi yer alacaktır.)
-''Bu formla sözleşmeden cayma hakkımı kullandığımı beyan ederim.'' gibi açık bir ifadeyi,
-Sözleşme tarihini,
-Cayma hakkına konu hak veya hizmeti,
-Cayma hakkına konu hak veya hizmetin bedelini,
-Tüketicinin adı ve soyadını,
-Tüketicinin adresini,
-Tüketicinin imzasını,(Sadece kağıt üzerinde gönderilmesi halinde) ve tarih ihtiva etmesi gerekmektedir.
- Tüketici cayma hakkını kullanırken ilgili yönetmelik ekinde yer verilen cayma formunu kullanabileceği gibi, cayma kararını bildiren açık bir beyanda da bulunabilir.
- Cayma süresi olan 14 gün dolmadan, satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Bu yasağa rağmen tüketiciden herhangi bir bedel alınması durumunda alınan bedel tüketiciye derhal iade edilir.
- Ayrıca tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, tüketici yönünden geçersizdir.
- Devretatil, uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri ve bu sözleşmelerle birlikte düzenlenmiş olan yeniden satım, değişim ve ilgili diğer tüm sözleşmeler CAYMA HAKKININ KULLANILMASI İLE BİRLİKTE, HİÇBİR CEZAİ ŞART ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNMADAN, KENDİLİĞİNDEN SONA ERER.
-
Yönetmelik 10. Maddesine göre; satıcı veya sağlayıcının;
- 5. maddenin 1. (Satıcı veya sağlayıcı, bu Yönetmelik kapsamında düzenlenen sözleşmelerin kurulmasından en az bir gün önce tüketicilere yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme formu vermek zorundadır.) veya 3. fıkralarına ( Ön bilgilendirme formunun;a) Devre tatil (devremülk) sözleşmeleri için Ek-1’de yer alan bilgileri içermesi zorunludur)
- 6. Maddenin 1. Fıkrasına ( Satıcı veya sağlayıcı, 5 inci madde uyarınca tüketiciye verilen ön bilgilendirme formunda yer alan bilgilerle birlikte tüketicinin adı, soyadı, açık adresi ve diğer iletişim bilgileri ile tarafların sözleşmeyi imzaladığı yer ve tarihe ilişkin bilgileri de içeren bir sözleşme düzenlemek ve yazılı veya mesafeli olarak kurulan bu sözleşmelerin bir örneğini kağıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı ile tüketiciye vermek zorundadır. Daha ağır şekil şartları öngören kanun hükümleri saklıdır. Aksi halde satıcı veya sağlayıcı sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremez.)
- 8. Maddenin 2. Fıkrasında (Satıcı veya sağlayıcı, Ek-6’da yer alan cayma formunu, sözleşmenin kurulduğu anda yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye vermek zorundadır.) yer alan yükümlülüklere aykırı hareket etmesi durumunda, tüketici cayma hakkını kullanmak için 14 günlük süreyle bağlı değildir. Bu süre her halükarda, cayma süresinin bittiği tarihten itibaren 1 yıl sonra sona erer.
- Ancak, yukarıda belirtilen yükümlülüklerin 1 yıllık süre içerisinde yerine getirilmesi halinde 14 günlük cayma hakkı süresi, bu yükümlülükleri yerine getirildiği tarihten itibaren başlar. Bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi durumunda sürenin başlamayacağı önemle vurgulanmalıdır. Zira, Yargıtay kararlarında da açıkça belirlendiği üzere, cayma hakkı askıda kalacaktır.
DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİNDE BAĞLI KREDİ OLMASI DURUMUNDA CAYMA HAKKI NASIL KULLANILIR?
- Tüketicinin ödeyeceği bedel, kısmen veya tamamen satıcı veya sağlayıcı ile kredi veren arasındaki anlaşmaya dayanılarak bir kredi veren tarafından karşılanıyorsa tüketicinin sözleşmeden cayması ve buna ilişkin bildirimin cayma süresi içinde, AYRICA KREDİ VERENE DE YÖNELTİLMESİ HALİNDE bağlı kredi sözleşmesi de herhangi bir tazminat veya veya cezai şart ödeme yükümlülüğü olmaksızın sona erer.
- Bağlı kredi sözleşmesi, sözleşmenin kurulduğu tarihte hüküm doğurmak üzere cayma hakkı süresi sonunda yürürlüğe girer.
- Bağlı kredi sözleşmesinde cayma hakkının kullanıldığına dair bildirim, devre tatil sözleşmeleri için yazılı olarak veya kalıcı veri sağlayıcısı ile, devre mülk sözleşmeleri için noterlikler aracılığıyla kredi verene yapılır.
DEVRE TATİL SÖZLEŞMESİNİN İPTALİ ve SENETLERİN İADESİ
Devre tatil sözleşmesinin iptali yukarıda detaylı olarak izah edildiği gibi süresi içerisinde cayma hakkının kullanılması ile gerçekleştirilir. Ancak, bazı durumlarda satıcı veya sağlayıcı devre tatil sözleşmesindeki vaatlerinin veya edimlerinin hiçbirini yerine getirmemektedir ya da tüketiciler yanıltıcı, aldatıcı nitelikteki özendirici reklam faaliyetlerinin kurbanı olduklarından, cayma konusu uzunca bir müddet gündeme gelmemektedir. Bunun dışında elbette uygulamada çok sık rastladığımız gibi, tüketici süresi içerisinde ihtarnameyi gönderse bile, satıcı veya sağlayıcılar tarafından bedel iadesi yapılmamakta yahut senet teslimleri gerçekleştirilmemektedir. Bu gibi durumlarda öncelikle mevcut sözleşmelerde tapu intikalinin mevcut olup olmadığının tespiti akabinde ise, var ise dava şartı ara buluculuk yahut bedel sınırına göre tüketici hakem heyetlerine başvuru yollarına gidilmeli ve yine sonuç alınamaması halinde Tüketici Mahkemesi'nde dava açılmalıdır.
Dava açma gerekçeleri yukarıda teferruatlı olarak izah edilen kanun ve yönetmeliğe aykırılık doğuran sebeplere dayanılarak açılabilecek ve tüketiciler haklarını bu kapsamda arayabileceklerdir. Ancak, dikkat edilmesi gereken öncelikli husus;
Devre tatil sözleşmelerinde en çok karşılaşılan vakıalardan birisi, şüphesiz cayma ihtarnamesi gönderilene kadarki süreçlerde yahut bazen cayma ihtarnamesi gönderilmesine rağmen, tüketicilerin aidat yahut yıldat gibi bedeller ile borçlandırılması ya da tüketicilerin taksitlerinin senetlere bağlanması halinde bunun kişilerin cayma hakkının önüne geçmek amacı ile kullanılmasıdır. Dolayısı ile davalarda ilk olarak talep edilmesi gereken husus, bedel ve senetlerin iadesi ile birlikte tüketicinin borçlu olmadığının tespiti olacaktır. Bu ve benzeri pek çok durum için tüketicilerin zaman kaybı ve maddi kayıplar yaşamaması ve en önemlisi yanlış hukuki yollara gidilerek, esas takip edilmesi gereken hukuki yollardaki haklarını kaybetmemeleri için devre mülk ve devre tatil konularında ihtisaslaşmış profesyonel avukatlardan destek almaları tavsiye olunur.
DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN...