ULUSAL ve ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER HUKUKU
- الرئيسية
- مجالات العمل
- Sözleşmeler Hukuku
- ULUSAL ve ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER HUKUKU
ULUSAL ve ULUSLARARASI SÖZLEŞMELER HUKUKU
Sözleşme, tarafların belli bir hukuki sonuç doğurmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarından oluşan hukuki bir işlemdir. Sözleşmenin kurulabilmesi için tarafların karşılıklı iradelerinin uyuşması gerekir.
Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde çeşitli sözleşmeler tip olarak tanımlanmış olmakla birlikte, her sözleşme tipinin ilgi
li kanunda sarahaten yer aldığını söylemek mümkün değildir. Ancak Türk Hukuk sistemindeki temel ilke '' Sözleşme Serbestisi '' olduğundan, taraflar mutlaka kanunda belirtilen tip sözleşmeler kapsamında hareket etmeyebilir ve kendi somut durumlarına göre kanundaki temel şartları taşıyan farklı tipteki sözleşmeleri düzenleyebilirler.
Bununla birlikte elbette bu serbestinin de bağlı olduğu, yine kanundan doğan bir sınırlama mevcuttur. Öyle ki, Türk Borçlar Kanunu 27. madde ' ye göre; ''... Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur...''
Diğer yandan, taraflar arasında tanzim edilecek her sözleşme, tarafların iradelerine tam bir uygunluk sağlamakla birlikte, elbette ileride doğması muhtemel ihtilaflara karşı da, tarafların güvenliği sağlamak durumundadır. Bu kapsamda kimi sözleşmeye tahkim ve arabuluculuk şartının eklenmesi zorunlu hale gelirken, kimi sözleşmelerde ise teminat senedi yahut yüksek cezai şart zorunlu hale gelmektedir. Nitekim, aynı şekilde mevcut sözleşmenin feshinin zorunlu hale geldiği durumlar söz konusu olduğunda, bu feshin hem kanuna uygun biçimde hem de tarafların hak kaybına sebebiyet vermeyecek biçimde tanzim edilmesi mecburidir.
Sözleşmeler, kuşkusuz günlük hayatta en çok karşımıza çıkan hukuki metinlerimizdir. Kişilerin sözleşmeler kapsamında adi veya nitelikli şekilde bir irade beyanı ortaya koymaları ve bu irade beyanının ileriye yönelik bağlayıcı bir hukuki sonuç doğurması, yani kişileri hak sahibi yaparken bir yandan borç altına sokması söz konusu olduğundan profesyonel hukuk desteğini de zaruri kılmaktadır.
Bazı durumlarda belli sözleşme tipleri, o alanda hem teknik konulara hem de alanın gerektirdiği uygulamadan kaynaklı hususi konulara ve muhtemel ihtilaflara hakimiyet gerektirebilmektedir. Aynı şekilde, bazen ilgili sözleşmelerin gerçek veya tüzel kişi taraflarının tamamı aynı ülkede olmayabilir. Yahut ilgili sözleşmenin uygulamaya konulacağı alan taraflardan bağımsız bir ülke olabilmektedir. Böyle durumlarda yalnızca tek bir ülke hukukunun değil birden fazla ülkenin yerel hukukunun ya da uluslararası hukukun devreye girmesi yüksek bir olasılıktır. Dolayısı ile gerek sözleşmenin hazırlanması aşamasında, gerek müzakere aşamasında ve elbette uygulama aşamalarında, alanında uzman avukat kadroların desteği ile süreçlerinin yönetilmesi son derece mühimdir.