MEHİR SENEDİ HÜKÜM VE SONUÇLARI
- Anasayfa
- Çalışma Alanlarımız
- Aile Hukuku
- MEHİR SENEDİ HÜKÜM VE SONUÇLARI
MEHİR SENEDİ HÜKÜM VE SONUÇLARI
MEHİR NEDİR?
İslam Hukuku'nda '' mehir, mehr veya mihr '' olarak adlandırılan; evlilik akdinin doğurduğu bir yükümlülük olarak erkeğin eşine vermesi gereken para ya da mala mehir denir. Mehir, kadının mal varlığına dâhil olur ve üzerinde dilediği tasarrufta bulunabilir. Mehir, ödenme zamanına göre, “peşin mehir/mehr-i muaccel” ve “vadeli mehir/mehr-i müeccel” olmak üzere ikiye ayrılır.
Mehr-i muaccel, peşin olarak ödenen mehirdir. Mehr-i müeccel ise ödenmesi sonraya bırakılan mehirdir. Bu mehrin ödenmesi için herhangi bir zaman belirlenmişse, bu tarih geldiğinde belirlenen mehrin kadına ödenmesi gerekir. Şâyet bir vakit belirlenmemişse, nikâhın sona ermesiyle mehir muacceliyet kazanır ve ödenmesi gerekir. Başka bir deyişle, boşanma hâlinde kocanın bu mehri ödemesi gerekir. (kaynak: Din İşleri Yüksek Kurulu)
MEHİR SENEDİNİN TÜRK HUKUKUNDAKİ YERİ
Kaynağını İslam Hukuku'ndan alan mehir senetleri/mehir sözleşmeleri; günümüzde mahkemeler için bağlayıcı olan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları ile hüküm altın alınmış ve yürürlükte bulunan mevzuattaki yeri tespit edilerek uygulanması sağlanmıştır. Böylece tahsili caiz bir alacak olarak Türk Medeni Kanunu kapsamında tanınmıştır. Buna göre;
“Türk Medeni Kanunu, evlenme sözleşmesi sırasında karı kocadan birinin diğerine bir mal veya para vermesini ya da vermeyi vaad edip bir süre ertelemesini yasaklamamıştır. Bu nedenle, eski hükümlere göre kurulmuş mehir, Medeni Kanun tarafından yasaklanmış bir hukuki ilişki olarak kabul edilemez (2.12.1959 günlü, 14/30 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gerekçesi). Mehr sözleşmeleri bugün de geçerlidir. (Örnek: Yargıtay İkinci Hukuk Dairesi’nin 25.10.1965 günlü, 4557/5028 sayılı kararı)
Öte yandan; mehri müeccel, ileriye (evliliğin boşanma ya da ölümle son bulunması haline kadar) yönelik bir bağışlama vaadidir. Koca dışında üçüncü bir kişinin de bağışlama vaadi geçerlidir. Ancak, bu durum, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 128. maddesinde ( 818 sayılı BK 110. maddesi) yazılı üçüncü kişi yararına borç altına girme olmayıp, TBK’nın 288. maddesinde (BK 238. maddesi) düzenlenmiş bağışlama vaadidir. Bağışlama vaadinin geçerliliği, yazılı olma koşuluna bağlıdır. (TBK m. 288/1).” denilmektedir.
KANUNA UYGUN MEHİR SENEDİ NASIL DÜZENLENİR?
Yukarıda izah edildiği üzere, eşlerin aralarında düzenledikleri mehir senetleri kanun kapsamında bağışlama vaadi altında talep edilebilecektir. Ancak bunun için senetlerin, kanunun bağışlama vaadi için öngördüğü şekil şartlarına uygun olarak hazırlanmış olması mutlaktır. Aksi halde senetler hukuken geçersiz sayılacak ve herhangi bir ad altında hukuki olarak tahsili talep edilemeyecektir.
Türk Borçlar Kanunu'na göre bağışlama vaadinin/mehir senetlerinin geçerlilik şartları ise;
1- Yazılı olarak yapılması,
2- Bağışlama hükmündeki bir miktar para veya mal verme şeklinde taahhütte bulunan eşin imzasının bulunması,
3- Eğer bağışlama / mehir bir taşınmazın devri şeklinde ise, bu senet resmi şekilde düzenlenmiş olmalıdır.
4- Mehir senedinde/ bağışlama sözleşmesinde, taahhüt edilen para, mal veya mallar belirlenmiş ve yazılmış olmasıdır.
BOŞANMA DAVASINDA MEHİR TALEP EDİLEBİLMESİNİN ŞARTLARI ve GÖREVLİ MAHKEME
1- Çekişmeli Boşanma Davalarında Mehir Alacağı
Öncelikle belirtilmelidir ki, mehir alacağı noktasında görevli mahkemenin Aile Mahkemesi mi ya da Asliye Hukuk Mahkemesi mi olduğu noktasında Yargıtay'ın birbirinden farklı görüşlerinin yer aldığı kararlara rastlamak mümkündür. Nitekim, tefrik kararının verildiği hallerin de söz konusu olduğu görülmüştür.
Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nun, Yargıtay Dairelerinin İş Bölümüne İlişkin 25.01.2023 Tarihli ve 2023/1 Sayılı kararı ile mehir senedine da kişisel eşya (çeyiz ve ziynet eşyası) alacağı taleplerine ilişkin dosyaları inceleme görevi Yargıtay 2. Hukuk Dairesine verilmiştir.
Bu tarihten sonra, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu kararlarda, mehir senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda (ister boşanma davasıyla birlikte isterse daha sonra açılmış olsun), görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.
(Y.2HD- 2022/10249E., 2023/4217K., 27-09-2023T.; Y.2HD- 2022/10664E., 2023/4220K., 27-09-2023T.; Y.2HD- 2022/9656E., 2023/4234K., 27-09-2023T.; Y.2HD- 2022/9641E., 2023/4236K., 27-09-2023T.; Y.2HD- 2023/6892E., 2023/4682K., 11-10-2023T.)
2- Anlaşmalı Boşanma Davalarında Mehir Alacağı
Taraflar arasında akdedilmiş bir mehir senedi/sözleşmesi var ise bu anlaşmalı protokolüne pozitif hukuk muhteviyatı ile dahil edilebilir. Ancak, taraflar arasında geçerli şekilde hazırlanmış bir mehir senedi bulunuyor ancak anlaşmalı boşanma protokolünde mehir düzenlenmemişse kadın eşin boşanma sonrasında ayrı bir dava ile mehir alacağını talep etmesinin önünde bir engel yoktur.
* Mehir alacağına ilişkin davalarda yetkili mahkeme ise mehir borçlusunun yerleşim yeri mahkemesidir.
BAĞIŞLAMA SÖZÜ VERMENİN GERİ ALINMASI / MEHİR SENEDİNDEN DÖNME
Mehir senedi, bağışlama vaadi niteliğinde olduğundan bağışlama vaadinin geri alınması şartlarının varlığı halinde bağış vaadinden dönmek ve mehir alacağının ifasından kaçınmak mümkündür. Geri alma şartları TBK m.295 ve 296’da düzenlenmiştir.
I. Bağışlamanın Geri Alınması (Mehri Muaccel)
MADDE 295- Bağışlayan, aşağıdaki durumlardan biri gerçekleşmişse, elden bağışlamayı veya yerine getirdiği bağışlama sözünü geri alabilir ve bağışlananın istem tarihindeki zenginleşmesi ölçüsünde, bağışlama konusunun geri verilmesini isteyebilir:
1. Bağışlanan, bağışlayana veya yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse.
2. Bağışlanan, bağışlayana veya onun ailesinden bir kimseye karşı kanundan doğan yükümlülüklerine önemli ölçüde aykırı davranmışsa.
3. Bağışlanan, yüklemeli bağışlamada haklı bir sebep olmaksızın yüklemeyi yerine getirmemişse
II. Bağışlama Sözü Vermenin Geri Alınması ve İfadan Kaçınma (Mehri Müeccel)
MADDE 296- Bağışlama sözü veren, aşağıdaki durumlarda sözünü geri alabilir ve onu ifadan kaçınabilir:
1. Elden bağışlanılan bir malın geri verilmesini isteyebileceği sebeplerden biri varsa.
2. Mali durumu, sonradan sözün yerine getirilmesini kendisi için olağanüstü ağır kılacak ölçüde değişmişse.
3. Bağışlama sözü verdikten sonra, kendisi için yeni aile yükümlülükleri doğmuş veya bu yükümlülükleri önemli ölçüde ağırlaşmışsa.
Bağışlama sözü verenin borcunu ödeme güçsüzlüğü belirlenir veya iflasına karar verilirse, ifa yükümlülüğü ortadan kalkar.
MEHİR ALACAĞINDA ZAMANAŞIMI
6098 s. TBK m. 146’da yer alan; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir” hükmü gereği, mehir senedinden doğan alacaklar on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup bu süre, boşanmanın kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
DAHA FAZLA BİLGİ İÇİN BİZİMLE İLETİŞİME GEÇİN...